35 R

Yada R 35, bilemiyorum.  Siz hiç onu gördünüz mü?  Bence görmüşsünüzdür.  Ama farkındamısınız, orası muamma.  Her gün olduğu yerden bir santim kımıldamadan çalışır didinir.  Yorgunluğunu belli de etmez bizimki ya, arada artık yeter dercesine isyan edebilir.  Genelde hep kirlidir, ama parıl parıl parlar yinede.

Onun çok güzel olduğu kadar bazen zor bir görevi vardır, sevenleri birbirine ulaştırır o.  Başka, yeni maceralara yelken açanlara yardım eder, onsuz insan o yelkeni belkide açamaz.  Dedeler torunlarına, aşıklar sevgililerine, anneler çocuklarına kaç kere kavuşmuştur sayesinde bilinmez.  Kaç kişi yalnız gelmiştir ona ama aşkıyla ayrılmıştır ondan, o da bilinmez.  Peki, bu madalyonun tersi de var tabi.  Kaç kere kötü haber taşımışlardır onun  sayesinde.  Kaç kişi yalnızlığın ilk adımını beraber atmıştır onunla.  Bunlar artık sayılamaz…

Peki, bunları nasıl yapar bu uzun boylu?  Bi kere çok yük kaldırır, yüzü, üstü, başı simsiyahtır hemde, zifte dönüşmüş lastik izleri gibi simsiyah çizgilerle boyalıdır artık o.  Herbir siyah leke binbir hikayedir, ama sadece o bilir işte, birde yaşayanlar.  Bizler peki?  Bakıp da görmediğimiz bu hikayelerden uzakta, kendi hikayemizle boğuşup dururuz.  Yaptığı herşey ama, sizi, beni sevdiklerimize ulaştırmak içindir, yada tam tersi ayırmak için, başka bi amacı yoktur bizim 35 Rnin.  Senin kaderin neyse onu yaşamana yardımcı olmaktan başka birşey istesede yapamaz 35 R.

Kim midir 35 R?  E onu da bakın bulun canım…

Comments are closed.

Blog at WordPress.com.

Up ↑

%d bloggers like this: